11 Aralık 2008 Perşembe

415

bilmediğim ama hep dinlediğim bir şehireydi yolculuğum... Adana, ilk sevgilimin doğup büyüdüğü yer.
16 yaşındaydım onunla tanıştığımda; güzel, zeki, hırçın, büyümeye çalışan, çelişkili bir lise öğrencisiydim... o, gencecik bir öğretmendi memleketinden uzaklarda... iki yıl sürdü ilişkimiz, kimsenin haberi olmadı, gizledik...
benim üniversiteyi kazandığım yıl, o da Adana'ya atandı... ayrıldık...
sevmiştim ama daha çok küçüktüm ve yaşamam gereken çok şey vardı... onun üstüne karalayacağım koca bir yaşam... onun da vardı gerçi ama benden daha çok acı çekti... kaderi çizilmişti, o kabullenmişti, gelenekçi bir aileden geliyordu... memleketine dönerken, iki ya da üç yıl sonra annesinin beğendiği bir kızla evlenip, baba olup; bazen mutlu bazen buruk, içinde bir sızıyla yaşayacağını biliyordu...
yine de otobüse atlayım onun yanına gitmek istediğim anlar oldu, tuttum kendimi, tuttular... hiç görmedim onu ayrıldıktan sonra, ama hep haber aldık birbirimizden... imkansızlığımız dostluğa dönüştü zamanla...
benim başka sevgililerim oldu... onun bir karısı, sonra kızı... başlarda hep kendimden büyük seçtim sevgililerimi, ondan kalma bir alışkanlıkla... son zamanlarda yaş sorunumu çözdüm sanırım...
şimdi 28 yaşındanyım... ilk sevgilimin şehrine gidiyorum...
boyumda son sevgilimin aldığı kolye...
yıllar sonra, benden sonraki hayatını görücem, ne kadar değiştiğini, karısını, kızını, çocukluğunu, en sevdiği yerleri, okulunu, öğrencilerini... onda bıraktığım izleri...

4 yorum:

!reDanDark! dedi ki...

hayat.. insana neler yaşatcağı hiç belli olmuyor..

bukedideli dedi ki...

çok şaşırdım

Adsız dedi ki...

adres sanki belli

Adsız dedi ki...

adres sanki belli